Onu Okumak Ondan Okumak Ve Onunla Okumak

İlçe Müftüsü Adem Ayrancı Mevlid-i Nebi Haftası nedeniyle mesaj yayımladı.

Ayrancı Mesajında, İnsanlık tarihi boyunca Allah elçileri farklı şekillerde okunmuştur. Mü’mince okuyuşlar, sıddıkça okuyuşlar, aşk ve muhabbet de okuyuşlar olduğu gibi inkarcı okuyuşlar, kibir ve haset gözüyle okuyuşlar, şüpheci okuyuşlar, sıradan okuyuşlar, nefsani okuyuşlar, münafıkça okuyuşlar da olmuştur.

Herkes okuyuş keyfiyeti nispetinde nasip almıştır. Dolayısı ile bu okuyuş kimilerine dünyevi ve uhrevi cennetin kapılarını açarken kimilerine de cehennemin kapılarını açmıştır. Hz Muhammed (SAV) kitabını doğru okumanın anahtarı öncelikle imandır. Sonra muhabbettir ve daha sonra teslimiyettir. İman. Muhabbet ve teslimiyet arttıkça okumanın derecesi ve derinliği de o nispette artacaktır. Rasulullahı okumaya Rabbimizin takdimi ile başlamak en doğrusudur. Zira bize Habibi Hz Muhammed Mustafa (SAV)’i tanıtan ve takdim eden Rabbimizdir.

Onun hayatını, yaşadığı hadiseleri, her bir hadise karşısındaki duruşunu, söz ve beden dilini, şahsiyet dilini tablo tablo okumak.  Allah’a kulluktaki derinliğini, tazim ve teslimiyetini daha ötede zikir, fikir, hasret ve muhabbetini okumak. Halka karşı tebliği, davet ve irşadını, muhabbet ve şefkatini, engin merhametini, adalet ve nezaketini okuyabilmek. Bu okumayı da hem öğrenmek hem de şahsımız da hayat haline getirmek niyetiyle muhabbetin eşlik ettiği iman, teslimiyet ve hayranlık duyguları ile gerçekleştirebilmek. Okumanın bu şeklini gerçekleştirebilmek hem zahiri bilgilerden haberdar olmayı hem de kalben Allah’ın Rasulüne yakın olmayı gerektirir.

Allah’ın Rasulünden okumak için ise karşılaştığımız her bir durum için onun bir sözünün, davranışının, tavsiyesinin ya da işaretinin olup olmadığını sormak, soruşturmak ve araştırmak önemlidir. Böylesi bir davranış Rabbimizin hususi hidayetini üzerimize celb edecektir. Daha ileride muhabbeti ilahiyyeye mazhariyet lütfu ile bizleri buluşturacaktır. Allah’ın Ayetlerini Rasulullah’ın tefsir ve beyanı ile anlamayı, başka anlayışlara tercih etmek, ibadet ve hayatı onun öğrettiği şekilde kabul etmek, hakikat de onun talebesi olmayı Şeref kabul edenlerin gerçekleştirebileceği bir tahsildir. Modernist ve tarihselci bir yaklaşımla Hazreti Muhammed (SAV)’in Kur’an tefsirini, sünnetini görmezden gelenlerin böyle bir şereften nasipleri olmayacaktır.

                Sözlü ayetleri Fahri Kainat Efendimizin gözünden ve gönlünden okumak önemli olduğu gibi varlığı ve hadiseleri de aynı pencereden seyredebilmek ve aynı değerlendirme kriterlerini uygulamak, mümince duruşun tabii bir gerçeğidir. Böylesi bir kıvam, her şeyden önce sağlam bir niyeti, kavi bir imanı, sıhhatli bir ilmi ve derin bir basireti gerektirecektir. Aileyi, nesli, toplumu, devleti, fakirliği zenginliği, gençliği, ihtiyarlığı hülasa hayatı ve ölümü doğru değerlendirebilmek için böylesine bir muallimin rahley-i tedrisine oturabilmek, hakkın rızasına talip bir kul için ne büyük bir lütf-u ilahidir.

                Onu okumanın ve ondan okumanın nihai hedefi hiç şüphesiz imkan ve istidadımız kadar onun gibi olma yolunda mesafe kat edebilmek ve nihayet onunla olmaktır. Bu hedefin gerçekleşebilmesi için ilk adım ise onun Peygamberliğine üsve-i hasene oluşuna, önderliğine kavi bir iman ve tam bir güvendir. Onunla olmanın zemini, böylesi tasdik temellerinin atılmasını gerekli kılar. 2. olarak da saygı ve tazim duygularının eşlik ettiği bir hayranlıkla söz ve davranışlarını taklit etmeye azimli olma halini gerçekleştirmektir. 3.olarak ise canımızdan bile fazla sevebilecek bir muhabbeti talep etmektir. Zira onun hali ile hallenmenin en kısa ve en tesirli yolu muhabbettir.

Onu okumanın ondan okumanın ve onunla okumanın kendi içerisinde her kula göre mertebeleri vardır. Her kulun dünü bugünü ve yarını itibariyle de farklı seviyeleri olabileceği göz önünde bulundurulsa, Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin siretini okumanın ömürlük bir tahsil olduğu kolayca anlaşılır. Dünyevi anlamda her tahsil faydalı bir sonuç doğurmayabilir. Ancak insanın okunması gereken bir ayet ve insanlık aleminin en büyük ve azametli ayetinin de Hz Muhammed (SAV)  efendimiz olduğu düşünülürse, böylesine bir ayeti okumanın zorluğu ve buna mukabil şerefi ve nihayet menfaatinin azameti de hiçbir şeyle kıyas edilemeyecektir. Rabbimizden niyazımız bu yolda da nasibimizi bereketli kılmasıdır.

Onun aramızdaki sireti yani hareket tarzı ve iş tutuşu en güzel örnek bir insani duruştur. Bu duruş her zaman da ve zeminde uygulanabilecek sadelik ve durulukta ilkelerden oluşur. Kıyamete kadar insanlığa rehberlik edecek olan bu ilkeler fıtratı esas alır. Bu yüzden örnek olma vasfını hiç yitirmez, anlamını kaybetmez. Sadece zihne değil kalbe erişir. Çünkü yaşanmış, denenmiş ve mutlu kıldığı tecrübe edilmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu seneki Mevlid-i Nebi haftasında tema olarak öne çıkardığı başlık “Peygamber Efendimiz ve Vefadır. ” Rabbim Peygamber Efendimizin doğum günü olan bu günü ve Mevlid-i Nebi Haftamızı milletimiz, memleketimiz ve İslam Alemi için nice nice hayır ve bereketlere vesilen eylesin İnşallah.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir