KAPALI AMELİYATLAR ( Laparskopik Cerrahi)

Kapalı ameliyat nedir, nasıl ve nerelerde yapılır? , bu halkımızın çoğu zaman aklını kurcalayan bir ameliyat şeklidir. Halk arasında ilk zamanlarda bıçaksız veya kansız ameliyat olarak adlandırıldı…

Laparskopik (kapalı) Cerrahide ki büyük gelişme 1987 yılında Fransız cerrah Philipe Mouret’in kapalı safra kesesi ameliyatını yapması ile başladı. 1990 yılı başlarında Türkiye’de de kapalı ameliyatlar yapılmaya başlamıştır. İstanbul Tıp Fakültesi bünyesinde de ELCD ( Ulusal Endoskopik-Laparskopik Cerrahi Derneği) Prof. Dr. Cavit Avcı tarafından kurulmuştur. Ben de bu Derneğin 1994 yılından beri 348 numaralı üyesiyim.

Bu kısa bilgilerden sonra, kısaca anlaşılır şekilde bu ameliyatların yapımını sizlere anlatmaya çalışacağım :

Vücudun birkaç farklı noktasına açılan deliklerden sokulan ince tüplerin içerisinden geçirilen, aletler ve ameliyatın yürütülmesi için de teleskop denilen özel bir kamera ile büyütülerek görüntülenmesi esasına dayanmaktadır.

Kapalı ameliyatlar sadece Genel Cerrahide yapılmıyor. Göğüs Cerrahisinde, Jinekolojik (Kadın-Doğum) cerrahide, Plastik (Estetik) cerrahide, Ortopedi de, Üroloji de, KBB de, Beyin Cerrahisinde, Çocuk Cerrahisinde…yapılıyor.

Bizim konumuz Genel Cerrahide kullanılan kapalı ameliyatlardır. İlk safra kesesi hastalıkları ile başlamış şimdi her türlü karın ameliyatlarında, meme ve tiroid ameliyatlarında da yapılmaktadır…

Bugün biz safra kesesinin taşlarında ve taş+iltahaplı olan durumlarında ki kapalı ameliyatlarından bahsedeceğiz. Kapalı safra kesesi ameliyatlarının (Laparoskopik Kolesistektomi) açık kese ameliyatlarına göre avantajı nedir?, niye tercih sebebidir? :

*Hastalar günlük işlerine çok kısa sürede dönebilmektedir.

*Açık (kesilerek) yapılan ameliyatlara göre daha az ağrı yapar.

*Hasta aynı gün ayaktadır, aynı gün veya ertesi gün eve gidebilir.

*Karında çok az ameliyat izi kalır, ameliyat sonrası fıtık daha azdır.

*Daha az yara iltihabına sebep olur.

*Daha az antibiyotik ihtiyacı vardır.

*Ameliyattan sonra daha az karın içi yapışıklık oluşur.

*Ameliyattan sonra kanama daha az olur.

Bütün bu avantajlara rağmen, kapalı ameliyatları yapacak cerrahların bu konuda iyi yetişmiş olması gerekir. Gerek ihtisas da yeterli temel bilgileri ve tecrübeyi almalı, tekniği alamadıysa mutlak laparoskopi kurslarına katılmalıdır.

Ameliyat esnasında kanama olursa, açık ameliyata göre kanamayı durdur-mak daha güçtür. Çünkü kanama ameliyat sahasını kolayca kaplar. Çünkü görüş küçük bir 10 mm. lik delikten izlenmektedir. Kanamayı durdurma teknikleri olmakla beraber bazen sonuç alınmaz ve açık ameliyata geçilebilir. Bu durum istenmeyen (komplikasyon) değildir. Bunu hastaya ameliyat öncesi anlatmak, onayını almak gerekir. Işık kaynağı sistemi ve Teleskop görüntüyü büyüterek göstermektedir. Bu durum iyi olmakla beraber yeterli sayıda bu tip ameliyat yapmamış olan cerrah için bazen yanıltıcı olabilmektedir.

Resim: 1 de insan karnına giriş deliklerinin yerleri gösterilmektedir. Bu delik sayısı daha az veya daha çok olabilir. Ameliyatın cinsine ve kullanılan aletlere göre değişir. Şimdi tek delikten girilip ameliyatı yapma imkanı veren aletler de (trokarlar) vardır… Resim:2 de kullanılan bazı aletlerin görmektesiniz.

Ameliyatlar geniş kesiler yapılmadan yani karın duvarı açılmadan yapılır. Ameliyat sonrası daha az ağrı ve daha küçük ameliyat izi kalır. Geniş kesilerin olmaması, daha az doku hasarına sebep olur. Hasta erken ayağa kalkar, buda hastanın barsaklarının çalışmaya erken başlamasını ve erken ağızdan beslenmesini sağlar.

Laparoskopik (kapalı) ameliyatlarda hasta genel anestezi ile uyutulur. Gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra karın boşluğuna bir iğne (Veres iğnesi) yerleştirilerek girilir. Bu iğneden karbondioksit gazı verilerek karın şişirilir. Bu saye de organlar görünür ve çalışma yapılabilir. Karbondioksit gazı çok hızlı şekilde emilir ve vücuttan atılır. Resim: 1 de ki gibi safra kesesi ameliyatı için klasik giriş delikleri gösterilmiştir.

Gerek bu kapalı ameliyatlar ve gerekse diğer sağlık konularında bana yazabilirsiniz. Bu sorular Gümüşhacıköy Haber Gazetesi vasıtası ile olursa ben de cevaplamaya gayret ederim. Saygılarımla…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir