İstiklal Marşı’nın Kabulü Kutlandı

İstiklal Marşı’mızın kabulünün 98. yıl dönümü kutlama ve Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u anma programı düzenlendi.

7 düvele diz çöktürüp cihana bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi bir kez daha bellettiğimiz kurtuluş mücadelemizin nişanı olan İstiklal Marşı’mız ile özümüzün ve benliğimizin tercümanı milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u anma programı gerçekleştirildi. 

Öğretmenevinde Düzenlenen programa Kaymakam Mehmet Deniz Arabacı, Jandarma Komutanı Aziz Bektaş Kaymak, Emniyet Müdür vekili Sezgin Çelik,  daire amirleri ile okul müdürleri, öğrenci velileri, öğrenciler katıldı.

Program Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve vatanımız için şehit düşmüş kahraman askerlerimiz için saygı duruşu ve ardından coşkuyla okunan İstiklal Marşı’yla başladı. 

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Kemalpaşa İlkokulu Müdürü Mustafa Acar yaptı, İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin 98. yıldönümü için toplanmış bulunuyoruz. İstiklal Marşı’nı anlamak ve anlatmak için onun hangi şartlarda yazıldığını bilmemiz ve onu bu çerçevede değerlendirmemiz gerekmektedir.

İstiklal Savaşının elemli ve buhranlı günlerindeyiz. İzmir gitmiş, Bursa düşmüş, Afyon kaybedilmiş, Türk milleti tarihinin en karanlık günlerini yaşamaktadır. Böyle bir ortamda yazılan İstiklal Marşı “Korkma!” seslenişi ile başlar. Buradaki korku ifadesi sıradan bir korku olmayıp her karış toprağı şehit kanları ile yoğrulmuş aziz vatanımızın kaybedilme endişesinin büyük bir şairin hisli kalbinde terennüm edilmesidir.  Milletimizin hür yaşama azmi ve aşkı Mustafa Kemal gibi eşsiz bir liderle bizlere bir ufuk olacaktı. İstiklal Marşımız kahraman ordumuza ithaf edilmiştir.

İstiklal Marşı ifade ettiği derin anlamlar ve şiir kalitesi bakımından yeryüzündeki diğer milli marşlardan üstün bir konumdadır. İstiklal Marşı, Milli Mücadelenin bütün heybetini ve canlılığını başarıyla yansıtır. Onun bu başarısındaki en önemli unsur Mehmet Akif’in şahsiyeti ve Milli Mücadele yıllarındaki konumudur. Mehmet Akif o karanlık günlerimizde Milli Mücadelenin başarılı olması için Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde çalışmalar yapmış; kalemiyle ve ilmiyle yer yer ümitsizliğe düşen insanımıza istiklal aşkını ve kazanma enerjisini aşılamaya çalışmıştır. İşgal altındaki bu topraklarda silah zoruyla vicdanların sesleri kısılmaya çalışılmış; Türk milletinin hür iradesi baskı altına alınmak istemiştir. Fakat Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün etrafında alevlenen özgürlük ateşi milletimizin ufkunu bir güneş gibi aydınlatmıştır. Milli birlik ve beraberliğimizle aşılmaz denilen engeller aşılmıştır. Çünkü;

“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez

Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez”

Mehmet Akif şiir ve yazılarının yanı sıra camilerde verdiği vaazlarla halkı Milli Mücadeleye destek vermeye çağırmıştır. İstiklal Marşı o günlerin heyecanıyla yazılmıştır. Bu yüzden Mehmet Akif:

            “O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. “ diyerek bu durumu ifade etmiştir ve İstiklal Marşı’nı Safahat’ına almamıştır. Yine İstiklal Şairimizin “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diye dua etmesi o günlerin, hissiyatımızda ne kadar derin yaralar açtığının ve istiklalimizi kazanmak için ne büyük fedakârlıklar yaptığımızın bir göstergesidir.

Mehmet Akif bir ufuk insanıydı ve gerçek bir vatanperverdi. İstiklal Marşı için verilen 500 liralık ödülü ihtiyacı olmasına rağmen kabul etmemiş; bu parayı kimsesiz çocuklara ve kadınlara meslek öğreten bir hayır vakfına ve şehit ailelerine bağışlamıştır.

Sevgili öğrenciler!

Bütün bu anlatılan şeyleri mutlaka daha önceden de duydunuz ve belki de birçoğunuzun ruhunda derin akisler uyandırdı. Bizler şu anı yaşayanlar olarak geçmişin mirasını ve geleceğin emanetini taşıyoruz. Geçmişte yaşayanlar şanlı büyüklerimiz, şehit dedelerimiz bize bu güzel vatanı miras bıraktı. Bizler de gelecek nesillere bu kutsal emaneti en güzel şekilde taşımalıyız. Unutmayınız ki omuzlarınızda geleceğin sorumluluğu vardır. Bu sorumluluğu taşımak öyle kolay değildir. Çalışmak ister, fedakârlık ister. Bizden sonra gelecek nesillere güçlü ve müreffeh bir ülke bırakmak, geçmişin mirasını geleceğe emanet olarak taşımak için çok çalışmalıyız.

Konuşmama son verirken Ulu Önder’imiz Mustafa Kemal Atatürk, aziz şehitlerimiz ve İstiklal Şairimiz merhum Mehmet Akif’i şükran ve minnetle yad ediyoruz.

Hepinizi bu duygu ve düşünceler içinde saygıyla selamlıyorum dedi.

Katılanlar tarafından beğeni ve ilgi gören, zaman, zaman duygulu anların yaşandığı 12 Mart İstiklal Marşının Kabulünün 98. yılı ve marşı kaleme alan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u anma programı dereceye giren öğrencilerimize ödüllerin takdim edilmesiyle sona erdi.

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir